DreamWorks Disney mi ?

Cansu

New member
DreamWorks Disney mi? İki Dev Animasyon Dünyasının Tatlı Rekabeti

DreamWorks Disney mi, Yoksa Animasyon Dünyasının Ayrı Bir Krallığı mı?

Arkadaşlar, bugün çocukluğumuzun en büyük sorularından birini masaya yatırıyoruz: DreamWorks Disney mi? Çünkü bir tarafta buz gibi bakışlarıyla Elsa, diğer tarafta “Benimle uğraşmayın, bataklığımda mutluyum!” diyen Shrek var. İkisi de animasyon dünyasının yıldızları, ikisi de milyonlarca insanın kalbinde yer edinmiş durumda. Ama aynı şirkete mi aitler? Yoksa bu iki dev, animasyon dünyasında birbirine rakip iki ayrı mahalle mi kurmuş?

Önce şu meseleyi açıklığa kavuşturalım: Hayır, DreamWorks Disney değildir. Bunlar farklı şirketlerdir. Disney denildiğinde Mickey Mouse, Pixar, Frozen ve Aslan Kral gibi yapımlar akla gelirken DreamWorks Animation denildiğinde Shrek, Kung Fu Panda, Ejderhanı Nasıl Eğitirsin ve Madagaskar gibi filmler öne çıkar.

Yani Shrek, Elsa'yı görünce otomatik olarak “Akrabam geldi!” demiyor. İkisinin aynı filmde buluşması için şirketlerin özel bir iş birliği yapması gerekir. Gerçi Shrek'in Disney prensesleriyle aynı sofraya oturduğunu düşünmek bile başlı başına komedi filmi konusu olabilir!

DreamWorks Nedir, Disney Nedir? Aradaki Fark Nerede Başlıyor?

Disney, 1923 yılında Walt Disney ve Roy O. Disney tarafından kurulan köklü bir eğlence şirketidir. Yıllar içinde animasyon filmlerinin ötesine geçerek televizyon, tema parkları, dijital yayıncılık ve çok sayıda eğlence markasını kapsayan büyük bir yapıya dönüşmüştür.

DreamWorks adı ise biraz daha farklı bir hikâyeye sahiptir. DreamWorks SKG, 1994 yılında Steven Spielberg, Jeffrey Katzenberg ve David Geffen tarafından kurulmuştur. DreamWorks Animation, zamanla özellikle bilgisayar animasyonlu filmleriyle tanınan ayrı bir şirket hâline gelmiştir.

Burada önemli bir ayrıntı var: DreamWorks ile DreamWorks Animation isimleri birbiriyle bağlantılı olsa da her zaman aynı şirketi ifade etmez. DreamWorks Animation, 2016 yılında NBCUniversal tarafından satın alınmıştır. NBCUniversal ise Comcast bünyesindedir.

Disney'in bünyesinde Pixar ve Walt Disney Animation Studios gibi farklı animasyon stüdyoları bulunurken DreamWorks Animation kendi yapımlarını geliştiren ayrı bir stüdyodur.

Kısacası, ikisi de animasyon üretiyor diye aynı şirket olduklarını düşünmek, aynı sokakta iki farklı kebapçı bulunduğu için ikisinin de aynı ustaya ait olduğunu varsaymaya benziyor. Birinin Adana'sı meşhur, diğerinin lahmacunu. İkisi de güzel olabilir ama mutfakları aynı değil!

Disney'in Dünyası: Masallar, Duygular ve Unutulmaz Şarkılar

Disney filmlerinin önemli bir özelliği, izleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarmasıdır. Klasik masallar, aile ilişkileri, kişisel gelişim, cesaret ve aidiyet gibi temalar şirketin birçok yapımında karşımıza çıkar.

Örneğin Aslan Kral, Simba'nın kayıp, sorumluluk ve büyüme sürecini işler. Frozen, Elsa'nın kendi kimliğini kabul etmesini ve Anna ile arasındaki kardeşlik bağını anlatır. Moana ise kendi yolunu bulmak isteyen genç bir karakterin ailesi, topluluğu ve kişisel hedefleri arasında kurduğu dengeyi gösterir.

Disney'in bütün filmlerini yalnızca romantizm veya prenses hikâyeleri üzerinden değerlendirmek de haksızlık olur. Zootropolis, önyargılar ve toplumsal ilişkiler üzerine düşündürürken Ters Yüz, duyguların insan yaşamındaki işlevini ele alır.

Üstelik Disney filmlerinin duygusal gücü yalnızca çocuklara hitap etmez. Çocukken izlediğimiz bir sahne, yetişkin olduğumuzda bambaşka bir anlam kazanabilir. Küçükken Simba'nın babasını kaybetmesine üzülürüz; büyüdüğümüzde ise sorumluluk almaktan kaçmanın ve geçmişle yüzleşmenin ne kadar zor olabileceğini daha iyi anlarız.

İşte iyi animasyonun numarası budur: Karakterler ekranda büyürken bazen asıl değişen biz oluruz.

DreamWorks'ün Dünyası: Biraz Alay, Biraz Cesaret, Bolca Karakter

DreamWorks Animation ise özellikle alışılmış kahraman kalıplarıyla oynaması ve mizahı hikâyenin merkezine yerleştirmesiyle tanınır.

Bunun en meşhur örneği elbette Shrek'tir.

Shrek, klasik masallardaki yakışıklı prens modeline benzemez. Yeşildir, huysuzdur, yalnız yaşamayı sever ve bataklığının huzurunu kimseyle paylaşmak istemez. Sonra bir bakarız, hayatına konuşkan bir eşek girmiş, evinin önü masal karakterleriyle dolmuş ve özel alanı resmen belediye etkinlik alanına dönüşmüştür.

Shrek'in komedisi yalnızca komik yüz ifadelerinden ibaret değildir. Film, güzellik standartları, dışlanma, önyargılar ve kişinin kendini olduğu gibi kabul etmesi gibi konuları da işler. Üstelik bunları uzun uzun ders vermeden, kahkahaların arasına yerleştirir.

Kung Fu Panda'daki Po da benzer biçimde alışılmış kahraman tanımını sorgular. Po, başlangıçta kendine güvenmekte zorlanan, yemek yemeyi seven ve fiziksel açıdan geleneksel dövüşçü beklentilerini karşılamayan bir karakterdir. Buna rağmen kendi yolunu bulur.

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisindeki Hıçkıdık ise gücü yalnızca fiziksel üstünlükte aramaz. Ejderhalarla savaşmak yerine onları anlamayı seçmesi, çevresindeki insanların yerleşmiş düşüncelerini değiştirmesine yardımcı olur.

Bu karakterlerin ortak noktası kusursuz olmamalarıdır. Hataları, korkuları ve gariplikleri vardır. Bazen yanlış kararlar verirler, bazen kendilerini komik durumlara düşürürler. Ama tam da bu nedenle izleyiciyle aralarında güçlü bir bağ oluşur.

Disney bize bazen “Kendine inan, hayallerinin peşinden git” derken DreamWorks aynı mesajı biraz farklı bir ses tonuyla verebilir: “Kendine inan, hayallerinin peşinden git ama önce şu saçma durumdan nasıl çıkacağını bir düşün!”

Disney mi Daha Duygusal, DreamWorks mü Daha Komik?

İşte forumda tartışmayı başlatacak soru burada!

Disney'in daha duygusal, DreamWorks'ün ise daha komik olduğu yönünde yaygın bir izlenim var. Ancak bu ayrım kesin bir kural değil. Her iki stüdyo da farklı duyguları ve mizah biçimlerini bir arada kullanabiliyor.

Örneğin Ters Yüz, duygusal anlatım açısından Disney'in güçlü örneklerinden biridir. Film, üzüntünün yalnızca kaçınılması gereken bir duygu olmadığını, bazen başkalarıyla bağ kurmamızı sağlayan önemli bir işlev taşıdığını anlatır.

DreamWorks'ün Ejderhanı Nasıl Eğitirsin filmi ise mizahın yanında yas, korku, güven, sorumluluk ve kayıp gibi konuları da işler. Bazı sahneleri eğlenceli olsa da hikâyenin duygusal ağırlığı oldukça belirgindir.

Benzer biçimde Disney'in Zootropolis filmi, komik hayvan karakterleri üzerinden önyargıları ve ayrımcılığı ele alırken DreamWorks'ün Shrek serisi, masal klişeleriyle dalga geçmenin yanında kabul görme ve sevgi ihtiyacına odaklanır.

Dolayısıyla iki stüdyoyu birbirinden ayırırken yalnızca “Biri ağlatır, diğeri güldürür” demek yeterli değildir. Daha doğru soru şudur: Hangi stüdyo, hangi hikâyede, hangi duyguyu nasıl anlatıyor?

Çünkü bazen en komik karakterin arkasında en büyük yalnızlık, en neşeli sahnenin içinde ise en ciddi mesaj saklı olabilir.

Erkek ve Kadın Karakterler: Strateji mi, Empati mi?

Animasyon filmlerini ilginç kılan noktalardan biri de karakterlerin sorunlarla nasıl başa çıktığıdır. Bu konuda erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise empati ve ilişkiler üzerinden hareket ettiği yönündeki geleneksel düşünce sık sık karşımıza çıkar. Fakat bu yaklaşımı değişmez bir kural gibi kabul etmek hem gerçek insanları hem de iyi yazılmış karakterleri yanlış anlamamıza neden olur.

Örneğin Kung Fu Panda serisindeki Po, karşılaştığı sorunlara bazen yaratıcı çözümlerle yaklaşır. Ancak başarısının temelinde yalnızca strateji yoktur; kendisini tanıması, başkalarından öğrenmesi ve çevresindeki insanlarla güven ilişkisi kurması da önemlidir.

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisinde Hıçkıdık, sorunları çözmek için gözlem yapar, plan geliştirir ve mevcut yöntemleri sorgular. Fakat onun asıl farkı, karşısındaki canlıların davranışlarını anlamaya çalışmasıdır. Yani strateji ile empati birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan becerilerdir.

Kadın karakterler açısından da benzer bir çeşitlilik görülür. Frozen filmindeki Elsa, kendi gücünü anlamaya ve kontrol etmeye çalışırken Anna, ilişkileri ve duygusal bağları üzerinden hareket eder. Ancak Elsa'nın yaklaşımı yalnızca mantıktan, Anna'nınki yalnızca duygudan ibaret değildir. İkisi de hata yapar, korkar, düşünür ve zamanla değişir.

Disney'in Moana karakteri de önemli bir örnektir. Moana, topluluğunun geleceğini düşünürken hem pratik kararlar almak hem de başkalarının ihtiyaçlarını anlamak zorundadır. Empati göstermesi onu stratejik düşünmekten alıkoymaz; aksine, daha kapsamlı kararlar vermesine yardımcı olur.

DreamWorks'ün Shrek filmindeki Fiona ise başka bir kalıbı kırar. Fiona yalnızca kurtarılmayı bekleyen bir prenses değildir. Kendi becerileri, tercihleri, sırları ve beklentileri vardır. Kendi hayatına ilişkin kararları başkalarının onun adına vermesini kabul etmek zorunda değildir.

Buradan çıkarılabilecek sonuç, erkeklerin plan yapıp kadınların insanları anlaması gerektiği değildir. Gerçek hayatta da animasyonda da planlama, duygusal farkındalık, problem çözme ve ilişki kurma becerileri kişiden kişiye değişir.
 
Üst